Bir bardak suyu taşırmadan tutmakta zorlanmak, imza atarken elin eskisi gibi gitmediğini fark etmek ya da heyecanla açıklanamayacak bir titremenin giderek daha belirgin hale gelmesi çoğu kişiyi aynı soruya götürür: titreme için hangi doktora gidilir? Bu sorunun en doğru ve en sık karşılığı nöroloji uzmanıdır. Çünkü titreme, basit ve geçici nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi, hareket sistemi ve sinir sistemiyle ilişkili nörolojik durumların da belirtisi olabilir.
Titremenin tek bir nedeni yoktur. Kimi zaman yorgunluk, uykusuzluk, yoğun stres, fazla kafein tüketimi veya kan şekeri düzensizlikleri gibi geçici etkenler öne çıkar. Kimi zaman da istemsiz hareket bozuklukları, Parkinson hastalığı, esansiyel tremor, bazı metabolik sorunlar ya da kullanılan ilaçlara bağlı etkiler değerlendirilmelidir. Bu nedenle yalnızca titremenin varlığı değil, ne zaman başladığı, hangi durumda arttığı ve başka belirtilerle birlikte olup olmadığı önem taşır.
Titreme için hangi doktora gidilir?
El, kol, baş, çene, bacak ya da tüm vücutta hissedilen titremelerde ilk başvurulması gereken branş çoğunlukla nörolojidir. Nöroloji uzmanı, titremenin bir hareket bozukluğu olup olmadığını, istirahatte mi yoksa hareket sırasında mı ortaya çıktığını, tek taraflı mı başladığını ve günlük yaşamı nasıl etkilediğini ayrıntılı şekilde değerlendirir.
Burada önemli bir nokta vardır. Her titreme Parkinson hastalığı anlamına gelmez. Aynı şekilde her titreme masum da değildir. Bazı hastalarda heyecanla artan, ailede de görülebilen esansiyel tremor söz konusu olabilirken; bazı hastalarda yavaşlama, sertlik, denge sorunu veya yazıların küçülmesi gibi ek bulgular nörolojik açıdan daha dikkatli inceleme gerektirebilir. Kişisel değerlendirme için nöroloji muayenesi gerekebilir.
Hangi titreme türü nöroloji muayenesi gerektirir?
Titreme yeni başladıysa, giderek artıyorsa ya da günlük işlerinizi zorlaştırıyorsa bunu yalnızca stresle açıklamak doğru olmayabilir. Özellikle istirahat halinde ortaya çıkan titreme, tek elde başlayıp zaman içinde belirginleşen titreme, yürüme yavaşlığı veya denge değişikliği ile birlikte görülen titreme nörolojik değerlendirme gerektirir.
Buna karşılık sadece çok yoğun kaygı anlarında ortaya çıkan, uyku düzeni bozulduğunda artan veya geçici olan hafif titremeler de görülebilir. Yine de bu ayrımı evde kesin biçimde yapmak kolay değildir. Hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, kullandığı tedaviler ve aile öyküsü değerlendirmeyi değiştirir.
Özellikle şu durumlarda gecikmeden başvurmak gerekir: titremenin ani başlaması, konuşma bozukluğu, güçsüzlük, dengesizlik, bilinç değişikliği, şiddetli baş ağrısı veya inme düşündürebilecek başka nörolojik belirtilerin eşlik etmesi. Bu tür durumlarda acil değerlendirme gerekir.
Titreme neden olur?
Titremenin nedenini anlamak için önce titremenin karakterini tarif etmek gerekir. El uzatıldığında mı oluyor, bir şey tutarken mi artıyor, yoksa el boşta dururken mi fark ediliyor? Bu ayrım, tanısal yaklaşımda oldukça değerlidir.
Sık karşılaşılan nedenlerden biri esansiyel tremordur. Genellikle ellerde belirgindir, bazen baş ve seste de olabilir. Günlük yaşamda bardak tutma, yazı yazma, çatal kullanma gibi işlerde fark edilir. Aile öyküsü bulunabilir.
Parkinson hastalığında görülen titreme ise çoğu zaman istirahatte daha belirgindir ve tek tarafta başlayabilir. Ancak Parkinson tanısı sadece titremeye bakılarak konulmaz. Hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik, mimiklerde azalma, yürüme düzeninde değişiklik gibi başka bulgular da önemlidir.
Bunun dışında tiroit hastalıkları, kan şekeri düşüklüğü, bazı sistemik hastalıklar, yoğun anksiyete, yorgunluk ve bazı ilaçların yan etkileri de titremeye yol açabilir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca nörolojik muayeneyle sınırlı kalmaz; gerektiğinde laboratuvar ve görüntüleme incelemeleri de planlanabilir.
Nöroloji muayenesinde titreme nasıl değerlendirilir?
Titreme şikayetiyle başvuran hastada muayenenin en değerli kısmı dikkatli klinik değerlendirmedir. Titremenin ne zaman başladığı, gün içinde değişip değişmediği, bir elde mi iki elde mi olduğu, başta veya seste eşlik eden titreme bulunup bulunmadığı ayrıntılı olarak sorgulanır. Muayenede istirahat, duruş ve hareket sırasında titremenin biçimi değerlendirilir.
Bunun yanında kas gücü, refleksler, denge, yürüme, koordinasyon ve yüz ifadesi gibi alanlar da incelenir. Çünkü bazen hastanın asıl fark ettiği belirti titreme olsa da altta yatan tablo daha geniş bir nörolojik çerçeve içinde anlam kazanır. Bu nedenle kısa ve yüzeysel bir değerlendirme yerine ayrıntılı muayene önemlidir.
Gerekli görüldüğünde kan tetkikleri, beyin görüntüleme yöntemleri veya bazı özel incelemeler istenebilir. Ancak her hastaya aynı testlerin yapılması gerekmez. Doğru yaklaşım, şikayetin niteliğine göre kişiselleştirilmiş değerlendirmedir.
Titreme için dahiliye mi, ortopedi mi, nöroloji mi?
Hastalar bazen hangi branştan randevu alacağı konusunda kararsız kalır. Eğer temel şikayet istemsiz titreme ise öncelikli branş çoğu durumda nörolojidir. Çünkü titreme, sinir sistemi ve hareket bozuklukları alanında değerlendirilir.
Bazı durumlarda dahiliye ya da endokrinoloji değerlendirmesi de gerekebilir. Örneğin tiroit hastalığı, metabolik dengesizlikler veya genel sistemik nedenler düşünülüyorsa nöroloji uzmanı gerekli yönlendirmeyi yapabilir. Ortopedi ise daha çok eklem, kemik, bağ ve kas-iskelet sistemi sorunlarıyla ilgilenir; titremenin ilk değerlendirme branşı genellikle değildir.
Bu noktada doğru branşa başvurmak zaman kaybını azaltır. Özellikle uzun süredir devam eden, yaşam kalitesini etkileyen veya başka nörolojik belirtilerle birlikte görülen titremelerde nöroloji değerlendirmesi daha isabetli olur.
Evde hangi işaretlere dikkat etmelisiniz?
Titremenin ne zaman ortaya çıktığını gözlemlemek muayene açısından yardımcı olabilir. Örneğin bardak tutarken mi artıyor, dinlenirken mi fark ediliyor, yorgunlukla belirginleşiyor mu, tek elde mi başladı? Yazı örneğinizin değişmesi, düğme ilikleme gibi ince hareketlerde zorlanma, yürümede yavaşlama ya da denge hissinde bozulma eşlik ediyorsa bunu hekime aktarmak değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Bazen yakınlar hastanın kendisinden önce değişikliği fark eder. Özellikle yaş ilerledikçe başlayan titremelerde aile bireylerinin gözlemleri değerlidir. Çünkü hasta titremeyi önemsemeyebilir ya da günlük yaşama etkisini olduğundan daha az hissedebilir.
Titremeyi videoya almak da bazı hastalarda yararlı olabilir. Muayene sırasında titreme o an belirgin olmayabilir. Kısa bir kayıt, hekimin titremenin biçimi hakkında fikir edinmesine katkı sağlayabilir. Elbette bu kayıt tanı yerine geçmez; sadece klinik görüşmeyi destekler.
Titreme tedavisi var mı?
Tedavi, titremenin nedenine göre değişir. Bu yüzden önce doğru tanı gerekir. Bazı titreme türlerinde ilaç tedavisi, bazı durumlarda yaşam tarzı düzenlemeleri, bazı hastalarda ise daha ileri hareket bozukluğu değerlendirmeleri gündeme gelebilir. Her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz.
Burada en sık yapılan hata, çevreden duyulan önerilerle kendi kendine çözüm aramaktır. Oysa titremenin türü netleşmeden yapılan yorumlar yanlış yönlendirebilir. Hafif gibi görünen bir belirti bazen düzenli takip gerektiren bir nörolojik tabloya işaret edebilir; bazen de sanıldığından daha iyi yönetilebilecek bir durum olabilir. Bu dengeyi kurabilmek için uzman değerlendirmesi önemlidir.
Özellikle uzun süredir devam eden el titremesi, Parkinson şüphesi, hareketlerde yavaşlama, baş titremesi, yazı bozulması veya ailede benzer öykü varsa ayrıntılı nörolojik inceleme yol gösterici olur. Ankara Çankaya’daki muayenehanemizde, titreme ve diğer hareket bozuklukları açısından ayrıntılı değerlendirme, kişiye özel takip planı ve gerektiğinde ileri tetkik yönlendirmesi yapılmaktadır.
Titreme her zaman acil ve ağır bir hastalık anlamına gelmez. Ancak kalıcıysa, artıyorsa veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa ertelenmemelidir. Doğru branşa başvurmak, gereksiz kaygıyı azaltır ve sorunun nedenini daha net ortaya koyar.
Belirtilerinizle ilgili sorularınız veya Ankara’daki muayenehanemden randevu almak için iletişime geçebilirsiniz. Detaylı bilgi ve randevu için buraya tıklayın.

