Unutkanlık yaşayan bir kişinin ve ailesinin aklına çoğu zaman aynı soru gelir: “Demans mı depresyon mu unutkanlık yapar?” Bu sorunun tek cümlelik bir yanıtı yoktur. Hem demans hem de depresyon, belleği, dikkati ve günlük işlevleri etkileyebilir. Ancak bu etkilerin ortaya çıkış biçimi, kişinin şikayetlerini anlatma şekli ve zaman içindeki seyri birbirinden farklı olabilir.
Unutkanlığı yalnızca yaş alma ile açıklamak da, her unutkanlığı demans olarak görmek de doğru değildir. Yoğun stres, uyku bozukluğu, yas süreci, kaygı, bazı bedensel hastalıklar ve kullanılan ilaçlar bilişsel performansı geçici ya da kalıcı biçimde etkileyebilir. Bu nedenle kişisel değerlendirme için nöroloji muayenesi gerekebilir.
Demans mı, depresyon mu unutkanlık yapar?
Kısa yanıt şudur: Her ikisi de unutkanlığa yol açabilir, fakat mekanizmaları ve klinik görünümleri aynı değildir. Demans, bellek başta olmak üzere düşünme, planlama, dil kullanımı, yön bulma ve günlük yaşam becerilerinde ilerleyici etkilenmeye neden olabilen bir hastalık grubudur. Depresyonda ise kişi çoğu zaman dikkatini toplamakta, bilgiyi kaydetmekte ve zihinsel enerji bulmakta zorlanır. Bu durum unutkanlık hissi yaratabilir.
Ayırımı yalnızca kişinin “çok unutuyorum” demesiyle yapmak mümkün değildir. Unutkanlığın ne zaman başladığı, giderek artıp artmadığı, günlük yaşamı nasıl etkilediği ve yakınların gözlemleri değerlendirmede büyük önem taşır. Bazen depresyon ile nörolojik bir hastalık aynı kişide birlikte bulunabilir. Bu nedenle belirtileri tek bir nedene bağlamak yerine bütüncül bakmak gerekir.
Demansta unutkanlık nasıl görülür?
Demans tablosunda özellikle yeni öğrenilen bilgileri hatırlama güçlüğü erken dönemde dikkat çekebilir. Kişi aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar sorabilir, az önce yapılan konuşmayı unutabilir veya randevu, ödeme, ilaç takibi gibi önceden rahatlıkla yürüttüğü işleri sürdürmekte zorlanabilir. Burada asıl sorun çoğu zaman bilginin belleğe yeterince yerleşmemesidir.
Kişi başlangıçta yaşadığı değişikliğin farkında olabilir. Ancak bazı demans türlerinde zamanla sorunların boyutunu kavrama azalabilir. Aile üyeleri, kişinin şikayetini olduğundan daha az gördüğünü veya günlük işlerde desteğe ihtiyaç duyduğu halde bunu kabul etmekte zorlandığını fark edebilir.
Demansta unutkanlık, basit bir isim hatırlama güçlüğünün ötesine geçebilir. Evden çıkıp dönüş yolunu karıştırmak, yemek hazırlama sırasını unutmak, para yönetiminde alışılmadık hatalar yapmak ya da tanıdık cihazları kullanmakta güçlük yaşamak gibi işlevsel değişiklikler önemlidir. Bununla birlikte her kişinin belirtileri aynı sırayla ve aynı hızda gelişmez.
Günlük yaşam becerileri neden belirleyicidir?
Bir kişinin zaman zaman kelime bulamaması tek başına demans anlamına gelmez. Sağlıklı kişilerde de yorgunluk, uykusuzluk veya yoğun zihinsel yük dönemlerinde unutkanlık görülebilir. Nörolojik değerlendirmede daha çok, kişinin önceki becerilerine kıyasla belirgin bir gerileme olup olmadığına bakılır.
Örneğin yıllardır evin alışverişini düzenli yapan bir kişinin sık tekrarlayan alışveriş hataları yapması, faturaları takip edememesi veya günlük planını sürdürememesi yalnızca “dalgınlık” olarak değerlendirilmemelidir. Bu değişikliklerin süresi ve eşlik eden diğer bulgular dikkatle ele alınmalıdır.
Depresyona bağlı unutkanlığın özellikleri
Depresyon yalnızca mutsuz hissetmek değildir. İsteksizlik, keyif alamama, enerji azalması, uyku ve iştah değişiklikleri, umutsuzluk düşünceleri, içe çekilme ve zihinsel yavaşlama ile seyredebilir. Bu belirtiler dikkat kapasitesini azaltarak unutkanlığa neden olabilir.
Depresyon yaşayan kişi, hafıza sorununun çoğu zaman çok farkındadır ve bundan yoğun kaygı duyar. “Hiçbir şey aklımda kalmıyor”, “Eskisi gibi düşünemiyorum” veya “Beynim sisli gibi” ifadeleri sık duyulabilir. Yapılan değerlendirmede bazen kişi sorulara hemen yanıt vermekten vazgeçebilir, “Bilmiyorum” diyebilir ya da çaba göstermekte zorlanabilir. Bunun nedeni zeka kaybı değil, çökkün ruh hali, dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk olabilir.
Depresyona bağlı bilişsel yakınmalar kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde unutkanlık ön plandayken, bazılarında karar vermede güçlük, yavaşlama veya odaklanamama daha belirgindir. Ruhsal belirtiler düzeldikçe bilişsel yakınmalarda da düzelme görülebilir. Yine de özellikle ileri yaşta başlayan veya günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkta nörolojik nedenlerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ayırıcı değerlendirmede hangi ipuçları kullanılır?
Belirtilerin başlangıç ve ilerleme hızı ilk önemli ipucudur. Demans genellikle aylar ya da yıllar içinde sinsi biçimde ilerler. Depresyonda ise unutkanlık yakınması bazen belirgin bir yaşam olayı, uzun süren stres, kayıp, sosyal izolasyon veya uyku düzenindeki bozulmanın ardından daha fark edilir hale gelebilir. Ancak bu genel eğilimler tanı koydurmaz.
İkinci önemli nokta, kişinin günlük yaşamdaki bağımsızlığıdır. Yemek yapmak, alışveriş planlamak, finansal işleri yönetmek, telefon kullanmak, yol bulmak ve kişisel bakımını sürdürmek gibi alanlarda değişiklik olup olmadığı sorulur. Yakınların anlatımı bu aşamada son derece değerlidir; çünkü kişi bazı değişiklikleri fark etmeyebilir veya ifade etmekte zorlanabilir.
Muayenede bellek, dikkat, dil, yürütücü işlevler ve görsel-mekansal beceriler değerlendirilir. Gerektiğinde bilişsel testler, kan incelemeleri ve beyin görüntüleme yöntemleri planlanabilir. Amaç yalnızca demansı saptamak değildir. Tedavi edilebilir ya da düzeltilebilir nedenleri gözden geçirmek, depresyon ve diğer eşlik eden durumları anlamak da değerlendirme sürecinin parçasıdır.
Ne zaman gecikmeden değerlendirme gerekir?
Unutkanlık saatler veya günler içinde belirginleşmişse, bilinç bulanıklığı eşlik ediyorsa ya da kişi çevresine ve zamana göre belirgin biçimde şaşkın görünüyorsa durum acil değerlendirme gerektirebilir. Ani konuşma bozukluğu, yüz veya kol-bacakta güçsüzlük, şiddetli yeni baş ağrısı, nöbet, düşme sonrası değişiklik veya yüksek ateş gibi belirtiler de beklenmeden sağlık kuruluşuna başvurmayı gerektirir.
Daha yavaş gelişen durumlarda ise şikayetin sürekliliği önemlidir. Aynı soruların sık tekrarlanması, tanıdık ortamlarda yön kaybı, kişilik veya davranış değişikliği, günlük işlerin aksaması ya da yakınların belirgin bir değişim fark etmesi nöroloji değerlendirmesi için yeterli nedenlerdir. Depresif belirtiler, sosyal hayattan çekilme veya yaşamdan zevk alamama da eşlik ediyorsa bu durumun ayrıca ele alınması gerekir.
Yakınlar nasıl destek olabilir?
Unutkanlık yaşayan kişiye “Biraz dikkat etsen hatırlarsın” demek çoğu zaman yardımcı olmaz. Bunun yerine örnekleri sakin biçimde kaydetmek, değişikliklerin ne zamandır sürdüğünü not etmek ve muayeneye mümkünse yakınıyla birlikte gelmek daha yararlıdır. Günlük düzeni destekleyen basit hatırlatıcılar, düzenli uyku, sosyal temas ve zihinsel yükü uygun şekilde azaltmak da kişiyi rahatlatabilir.
Buna karşılık kişinin yerine tüm kararları hemen almak, onu sürekli sınamak veya hataları üzerinden tartışmak kaygıyı artırabilir. Amaç bağımsızlığı güvenli ölçüde korumak ve gerektiğinde doğru uzmanlık desteğine ulaşmaktır.
Unutkanlık, çoğu zaman tek bir belirti değil, dikkatle dinlenmesi gereken bir süreçtir. Demans ile depresyon arasındaki ayrım, kişinin yaşam öyküsü, nörolojik muayenesi, bilişsel değerlendirmesi ve gerektiğinde planlanan tetkiklerin birlikte yorumlanmasıyla yapılır. Belirtilerinizle ilgili sorularınız veya Ankara Çankaya’daki muayenehaneden randevu almak için iletişime geçebilirsiniz.

