Anahtarı nereye koyduğunu ara sıra unutmak ile son konuşulanları tekrar tekrar sormak aynı şey değildir. Bu nedenle unutkanlık için hangi testler istenir sorusunun yanıtı da tek bir tetkikten ibaret değildir. Değerlendirme, unutkanlığın ne zamandır sürdüğüne, günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğine, yaşa, eşlik eden belirtilere ve kişinin kullandığı ilaçlara göre değişir.
Unutkanlık, tek başına bir hastalık adı değildir. Bazen uykusuzluk, yoğun stres, depresif duygu durum, vitamin eksiklikleri ya da tiroit sorunları gibi düzeltilmesi mümkün nedenlerle ortaya çıkar. Bazı durumlarda ise nörolojik hastalıkların erken bulgusu olabilir. Bu ayrımı doğru yapabilmek için rastgele değil, amaçlı bir değerlendirme gerekir.
Unutkanlık için hangi testler istenir ve neden istenir?
Bir nöroloji değerlendirmesinde ilk ve en değerli adım çoğu zaman test değil, ayrıntılı öykü ve muayenedir. Çünkü hangi tetkikin gerekli olduğuna hastanın anlattıkları yön verir. Unutkanlık son aylarda mı başladı, yavaş yavaş mı ilerledi, isimleri mi unutuyor, randevuları mı karıştırıyor, aynı soruları tekrar mı ediyor, yol bulmakta zorlanıyor mu? Yakının gözlemleri de burada çok önemlidir.
Nörolojik muayene sırasında sadece hafıza değil, dikkat, konuşma, yönelim, denge, yürüme, kas gücü ve duyu sistemi de değerlendirilir. Çünkü bazen unutkanlık gibi görünen durumun arkasında dikkat bozukluğu, konuşma güçlüğü ya da başka bir nörolojik tablo bulunabilir. Özellikle inme öyküsü, baş travması, epilepsi, Parkinson bulguları veya davranış değişiklikleri varsa değerlendirme daha da ayrıntılanır.
Bu aşamadan sonra istenecek testler genel olarak kan tetkikleri, bilişsel değerlendirme testleri ve gerektiğinde beyin görüntüleme yöntemleri şeklinde planlanır. Her hastada hepsi aynı anda istenmeyebilir. Doğru yaklaşım, kişiye göre seçilmiş tetkik planıdır.
Kan tahlilleri unutkanlıkta neden önemlidir?
Unutkanlık yakınması olan bir kişide ilk bakılan başlıklardan biri, geri döndürülebilir nedenleri araştırmaktır. Bu nedenle hekim sıklıkla bazı kan testleri ister. Amaç, hafızayı etkileyebilecek metabolik veya sistemik sorunları dışlamak ya da saptamaktır.
Sık değerlendirilen alanlar arasında tiroit fonksiyonları, B12 vitamini düzeyi, folat, tam kan sayımı, kan şekeri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, elektrolit dengesi ve bazı durumlarda enfeksiyon veya iltihabi süreçleri düşündüren parametreler yer alabilir. İleri yaşta, çoklu ilaç kullanan veya başka hastalıkları bulunan kişilerde bu incelemeler daha da değer kazanır. Çünkü bazen unutkanlık, doğrudan beyin kaynaklı olmayan bir sorunun yansıması olabilir.
Burada önemli bir nokta şudur: Kan tahlillerinin normal çıkması, unutkanlık yakınmasının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Sadece bazı nedenlerin dışlanmasına yardımcı olur. Benzer şekilde, bir eksiklik saptandığında da her unutkanlığın tek açıklaması bu olmayabilir. Sonuçlar mutlaka klinik tablo ile birlikte değerlendirilmelidir.
Hafıza ve dikkat değerlendirmesinde hangi testler yapılır?
Unutkanlığı değerlendirirken yalnızca hastanın kendi ifadesiyle yetinmek doğru olmaz. Bu nedenle kısa bilişsel testler ve gerektiğinde daha ayrıntılı nöropsikolojik değerlendirmeler kullanılır. Bu testler, hafızanın hangi alanında zorlanma olduğunu, dikkat ve yürütücü işlevlerin etkilenip etkilenmediğini ve günlük yaşam becerilerinin nasıl etkilendiğini anlamaya yardımcı olur.
Poliklinik koşullarında uygulanan kısa tarama testleri, yönelim, yakın bellek, dikkat, dil ve basit problem çözme becerileri hakkında hızlı bilgi verir. Ancak bu testler tek başına tanı koydurmaz. Eğitim düzeyi, anksiyete, işitme sorunu, yorgunluk ve kişinin test ortamındaki performansı sonucu etkileyebilir. Bu nedenle puanın kendisi kadar, testin nasıl yapıldığı ve hastanın genel durumu da önemlidir.
Daha karmaşık durumlarda ayrıntılı nöropsikolojik testler istenebilir. Bu testler bellek, dikkat, planlama, görsel algı, dil ve soyutlama gibi birçok alanı daha detaylı inceler. Özellikle başlangıç evresindeki bilişsel bozulmaların anlaşılmasında, depresyon ile demansın ayrımında ve takipte değişimin izlenmesinde yararlı olabilir.
Beyin görüntüleme ne zaman gerekir?
Her unutkanlık yakınmasında beyin görüntüleme şart değildir, ancak birçok durumda oldukça yol göstericidir. Özellikle yeni başlayan ve giderek artan unutkanlık, eşlik eden yürüme bozukluğu, kişilik değişikliği, konuşma güçlüğü, baş ağrısı, inme öyküsü veya nöbet gibi bulgular varsa görüntüleme daha güçlü biçimde gündeme gelir.
Bu amaçla beyin MR en sık başvurulan yöntemlerden biridir. MR, beyin dokusundaki yapısal değişiklikleri, geçirilmiş damar tıkanıklıklarını, bazı küçülme paternlerini, kitleleri veya başka nedenleri değerlendirmede yardımcı olur. Bazı hastalarda bilgisayarlı tomografi de tercih edilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu yaşa, öyküye, eşlik eden hastalıklara ve klinik soruya göre belirlenir.
Görüntüleme sonucunda saptanan her bulgu doğrudan unutkanlığın nedeni olmayabilir. İleri yaşla birlikte bazı değişiklikler tesadüfen de görülebilir. Bu nedenle raporun tek başına yorumlanması yerine, nörolojik muayene ve bilişsel değerlendirme ile birlikte ele alınması gerekir.
Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelir mi?
Hayır. Toplumda en sık kaygı yaratan nokta budur. Oysa unutkanlığın çok farklı nedenleri olabilir ve bunların önemli bir kısmı Alzheimer dışındadır. Dikkat eksikliği, uyku bozukluğu, depresyon, yoğun kaygı, kronik stres, vitamin eksiklikleri, tiroit bozuklukları, enfeksiyonlar, bazı sistemik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar hafıza performansını belirgin biçimde etkileyebilir.
Öte yandan bazı unutkanlık tipleri daha dikkatli değerlendirme gerektirir. Kişinin aynı soruları sık tekrarlaması, yakın zamanı belirgin unutması, para yönetiminde zorlanması, tanıdık yerlerde kaybolması, randevuları sürekli karıştırması veya günlük işleri sürdürememesi durumunda nörolojik inceleme geciktirilmemelidir. Burada amaç paniğe kapılmak değil, tabloyu erken ve doğru değerlendirmektir.
Unutkanlık değerlendirmesinde hasta yakınının rolü
Unutkanlığı yaşayan kişi her zaman değişikliği aynı netlikle fark etmeyebilir. Bazen hasta yakınları, tekrar eden soruları, davranış değişikliklerini, dikkat dağınıklığını veya günlük yaşam becerilerindeki yavaşlamayı daha önce fark eder. Bu nedenle muayeneye mümkünse güvenilir bir aile bireyinin eşlik etmesi faydalı olabilir.
Yakının verdiği bilgiler, başlangıç zamanını, ilerleme hızını ve işlev kaybının derecesini anlamada değerlidir. Ancak yakın gözlemi de tek başına tanı yerine geçmez. Hekim, hasta beyanı, aile gözlemi, muayene bulguları ve test sonuçlarını birlikte değerlendirir.
Ne zaman nöroloji muayenesi gerekir?
Unutkanlık birkaç hafta içinde düzelmeyen bir sorun haline geldiyse, günlük yaşamı etkilemeye başladıysa veya kişilik, davranış, denge, konuşma, yürüme gibi alanlarda ek değişiklikler varsa nöroloji muayenesi uygun olur. Ani başlangıçlı unutkanlık, bilinç değişikliği, konuşma bozulması ya da tek taraflı güçsüzlük gibi bulgular ise acil değerlendirme gerektirebilir.
Özellikle orta yaş sonrası dönemde ortaya çıkan ve giderek belirginleşen unutkanlıkta, erken değerlendirme önem taşır. Çünkü bazı nedenler tedavi edilebilir, bazı durumlarda ise düzenli takip ve doğru planlama hastanın yaşam kalitesi açısından belirleyici olabilir. Kişisel değerlendirme için nöroloji muayenesi gerekebilir.
Unutkanlıkta doğru soru, yalnızca hangi testin istendiği değildir. Asıl soru, bu testlerin hangi klinik amaçla istendiğidir. İyi planlanmış bir değerlendirme, gereksiz tetkik yükünü azaltır ve gerçekten yol gösterici olan incelemelere odaklanır. Bu nedenle unutkanlık yakınması yaşayan kişilerde standart bir reçete yerine, bireye özgü bir yaklaşım benimsenmelidir.
Belirtilerinizle ilgili sorularınız veya Ankara’daki muayenehanemden randevu almak için iletişime geçebilirsiniz. Detaylı bilgi ve randevu için buraya tıklayın.

