Bir yakının aynı soruyu gün içinde birkaç kez sorması, faturaları takip etmekte zorlanması veya yıllardır iyi bildiği bir yolda karışıklık yaşaması aileler için kaygı verici olabilir. Ancak unutkanlık değerlendirmesi hangi aşamalardan geçer sorusunun yanıtı, yalnızca bir hafıza testinden ibaret değildir. Unutkanlığın ne zaman başladığını, günlük yaşamı nasıl etkilediğini ve eşlik eden başka belirtiler olup olmadığını birlikte ele alan dikkatli bir nörolojik değerlendirme gerekir.
Unutkanlık her zaman demans anlamına gelmez. Yoğun stres, depresif duygu durum, uyku kalitesindeki bozulma, bazı bedensel hastalıklar, beslenme sorunları ve kullanılan bazı ilaçlar da dikkat ve bellek performansını geçici veya kalıcı biçimde etkileyebilir. Bu nedenle amaç, yalnızca yakınmayı adlandırmak değil; nedenini mümkün olduğunca doğru biçimde ortaya koymak ve kişiye uygun takip planını oluşturmaktır.
Unutkanlık değerlendirmesi nasıl başlar?
Değerlendirmenin ilk ve en önemli basamağı ayrıntılı hekim görüşmesidir. Unutkanlığın başlangıç zamanı, ilerleme hızı ve hangi durumlarda daha belirgin hale geldiği sorulur. Örneğin kişi yakın zamanda yaşadıklarını mı hatırlamakta zorlanıyor, yoksa isim bulma, kelime seçme, yön tayini veya planlama becerilerinde mi değişiklik var? Bu ayrım, incelemenin yönünü belirler.
Görüşmede günlük yaşam becerileri özellikle değerlendirilir. Alışveriş yapma, yemek hazırlama, para yönetimi, telefon kullanımı, randevuları takip etme, araç kullanma ve kişisel bakım gibi alanlarda değişiklik olup olmadığı önem taşır. Bir kişinin ara sıra anahtarını nereye koyduğunu unutması ile daha önce rahatlıkla yürüttüğü işleri organize edememesi aynı anlamı taşımaz.
Hasta yakınının gözlemleri bu aşamada çok değerlidir. Bellek sorunları yaşayan kişi değişikliklerin farkında olmayabilir ya da yaşadıklarını olduğundan hafif değerlendirebilir. Yakının vereceği somut örnekler, belirtilerin zaman içindeki seyrini anlamaya yardımcı olur. Bununla birlikte görüşme, kişinin mahremiyetine ve bağımsızlığına saygı gösterilerek yürütülmelidir.
Özgeçmiş ve eşlik eden durumların incelenmesi
Hekim, geçmiş hastalıkları, ameliyatları, kafa travması öyküsünü, ailede benzer yakınmalar veya demans olup olmadığını ve düzenli kullanılan ilaçları sorgular. Uyku düzeni, horlama, gündüz aşırı uyku hali, alkol kullanımı, yakın dönemde yaşanan kayıplar ya da önemli yaşam değişiklikleri de belleği etkileyebileceği için konuşulur.
Ayrıca baş ağrısı, yürümede yavaşlama, denge kaybı, titreme, idrar kontrolünde değişiklik, konuşma güçlüğü, görme sorunları veya davranış değişiklikleri gibi eşlik eden nörolojik bulguların varlığı araştırılır. Her belirti ayrı bir hastalık anlamına gelmez; ancak birlikte değerlendirildiklerinde doğru tanıya yaklaşmayı kolaylaştırabilirler.
Nörolojik muayene ve bilişsel değerlendirme
İkinci aşama, ayrıntılı nörolojik muayenedir. Muayenede güç, duyu, refleksler, yürüme, denge, göz hareketleri, konuşma ve koordinasyon gibi işlevler değerlendirilir. Çünkü bellek yakınmasına eşlik eden küçük nörolojik bulgular, sorunun kaynağı hakkında önemli ipuçları verebilir.
Bunu bilişsel değerlendirme izler. Bu değerlendirmede yalnızca bellek değil; dikkat, dil, yönelim, görsel algı, problem çözme, planlama ve karar verme becerileri de ele alınır. Kısa tarama testleri bazı kişilerde ilk bilgi sağlayabilir. Ancak eğitim düzeyi, ana dil, görme ve işitme durumu, kaygı düzeyi ve kişinin o günkü genel durumu test performansını etkileyebilir. Bu nedenle tek bir test puanı üzerinden kesin bir sonuca varmak doğru değildir.
Gerektiğinde daha kapsamlı nöropsikolojik testlerden yararlanılır. Bu testler, bellek etkilenmesinin hangi alanda yoğunlaştığını ve günlük hayatta fark edilmeyen bilişsel değişiklikleri daha ayrıntılı göstermeye yardımcı olur. Özellikle hafif bilişsel değişiklik ile demans düzeyindeki etkilenmeyi ayırt etmekte ve zaman içindeki değişimi izlemekte yararlı olabilir.
Duygu durumunun değerlendirilmesi neden gereklidir?
Kaygı, depresyon, yas süreci ve uzun süreli stres; unutkanlık hissini belirginleştirebilir. Kişi bilgiyi yeterince kaydedemediğinde, daha sonra hatırlamakta zorlanabilir. Bu durum halk arasında bazen “dalgınlık” olarak tanımlanır. Uyku bozuklukları da benzer şekilde dikkat, öğrenme ve bellek üzerinde olumsuz etki oluşturabilir.
Bu nedenle nörolojik değerlendirme, kişinin ruhsal yükünü göz ardı etmez. Amaç unutkanlığı yalnızca psikolojik nedenlere bağlamak da değildir. Bilişsel yakınmanın altında birden fazla etken bulunabilir ve her birinin dengeli biçimde ele alınması gerekir.
Laboratuvar incelemeleri ve görüntüleme ne zaman istenir?
Muayene ve görüşme sonrasında hekim, gerekli görürse bazı kan tetkikleri isteyebilir. Bu tetkikler, bellek yakınmasına katkıda bulunabilecek metabolik, hormonal, vitamin eksikliğiyle ilişkili veya sistemik durumların araştırılmasına yardımcı olur. Hangi incelemelerin gerekli olduğu kişinin yaşı, yakınmalarının süresi, eşlik eden hastalıkları ve muayene bulgularına göre değişir.
Beyin görüntüleme yöntemleri de her hastada aynı amaçla istenmez. Görüntüleme; damar kaynaklı değişiklikleri, yapısal sorunları, eski inmeleri, basınç değişiklikleri veya farklı nörolojik durumları değerlendirmek için gerekli olabilir. Özellikle yakınmaların hızlı başlaması, yürüme ve denge değişikliği, baş ağrısı, nörolojik muayenede ek bulgu veya kişilikte belirgin değişiklik gibi durumlarda görüntüleme daha fazla önem kazanabilir.
Bazı hastalarda daha ileri incelemeler gündeme gelebilir. Bunun gerekip gerekmediği, ilk değerlendirme sonunda ortaya çıkan klinik tabloya göre belirlenir. Tetkiklerin çokluğu her zaman daha iyi değerlendirme anlamına gelmez; doğru tetkikin doğru zamanda seçilmesi daha anlamlıdır.
Bulguların birlikte yorumlanması
Unutkanlıkta tanıya giden süreç, görüşme, muayene, bilişsel testler ve gerekli tetkiklerin birlikte yorumlanmasıyla tamamlanır. Bir test sonucunun normal olması her yakınmayı açıklamayabileceği gibi, tek başına düşük bir puan da kesin tanı koydurmaz. Hekimin klinik deneyimi, kişinin önceki işlev düzeyi ve yakınlarının gözlemleri bu bütünün parçalarıdır.
Bazı kişilerde yaşla ilişkili olağan unutkanlık ön planda olabilir. Bazılarında ise düzenli takip gerektiren hafif bilişsel etkilenme saptanabilir. Demans türleri, damar kaynaklı bilişsel etkilenme, Parkinson hastalığıyla ilişkili bilişsel değişiklikler ya da başka nörolojik tablolar ancak ayrıntılı değerlendirme ile birbirinden ayrılabilir. Her durumda yaklaşım kişiye özeldir.
Takip planı neden değerlendirme kadar önemlidir?
Unutkanlık yakınması olan her kişide aynı sıklıkta kontrol gerekmez. Bulgular hafifse, belirli bir süre sonra yapılacak yeniden değerlendirme değişimin yönünü görmek açısından yeterli olabilir. Günlük yaşamda belirgin etkilenme varsa veya belirtiler ilerliyorsa daha yakın takip planlanabilir.
Takip görüşmelerinde yalnızca test sonuçları değil, kişinin ev içindeki işlevi, güvenliği, sosyal ilişkileri, uyku düzeni ve bakım verenin yükü de konuşulmalıdır. Özellikle aile bireylerinin sürece doğru şekilde dahil edilmesi, hem hastanın desteklenmesine hem de gereksiz kaygının azalmasına katkı sağlar. Unutkanlık yaşayan kişinin karar süreçlerine olabildiğince katılması da önemlidir.
Yakınmalar yeni başladıysa, hızla belirginleşiyorsa, günlük işleri etkilemeye başladıysa veya konuşma, yürüme, davranış ya da kişilik değişiklikleri eşlik ediyorsa kişisel değerlendirme için nöroloji muayenesi gerekebilir. Belirtilerinizle ilgili sorularınız veya Ankara Çankaya’daki muayenehanemden randevu almak için iletişime geçebilirsiniz.
